Giresun iş dünyası, üreticiler ve esnafı temsil eden sivil toplum kuruluşları, son dönemde il genelinde ve Karadeniz Bölgesi'nde hızla artan maden ruhsatlandırmalarına karşı tek ses oldu. Yayımlanan ortak metinde, madencilik faaliyetlerinin doğa, insan sağlığı ve bölge ekonomisinin can damarı olan tarım üzerindeki yıkıcı etkilerine karşı ciddi uyarılarda bulunuldu.
"Doğal ve Ekonomik Değerlerimiz Risk Altında"
Giresun'un sahip olduğu orman varlığı ve su kaynaklarının ülkenin en önemli değerlerinden biri olduğu belirtilen açıklamada, madencilik ruhsatlarının kapsadığı geniş alanların doğal yaşamı tehdit ettiği ifade edildi. Madenciliğin ülke ekonomisine katkısının yadsınmadığı ancak denetimsiz faaliyetlerin geri dönülemez zararlar vereceği kaydedildi.
Kontrolsüz Madenciliğin 4 Temel Tehlikesi
STK’lar, yeterli denetimden uzak yürütülen maden projelerinin bölgede şu riskleri tetikleyeceğini belirtti:
Ormansızlaşma: Geniş orman alanlarının yok edilmesi. Su Kaynakları: Yer altı ve içme sularının kirlenmesi veya kuruması. Tarım: Arazilerin verimsizleşmesi ve ağır metallerle kirlenmesi. Heyelan Riski: Çevresel dengenin bozulmasıyla artan doğal afet riskleri.Fındık Tarımı ve Halk Sağlığı Vurgusu
Açıklamada, ağır metal ve kimyasal kullanımının uzun vadede hem insan sağlığını hem de Karadeniz ekonomisinin temeli olan fındık tarımını doğrudan tehdit ettiği vurgulandı. "Şeffaflığı sağlanmamış, bağımsız denetimden geçmemiş hiçbir faaliyeti doğru bulmuyoruz" denilerek yetkili kurumlara çağrı yapıldı.
"Ortak Akılla Hareket Edilmeli"
Giresun'un yaşam alanlarını ve üretim gücünü korumak adına tüm paydaşların duyarlı olması gerektiğini hatırlatan kuruluşlar, ekonomik büyümenin çevresel sürdürülebilirlikle birlikte yürütülmesi gerektiğini savundu. Yetkililerden; su kaynaklarını güvence altına alan ve halk sağlığını önceliklendiren politikaların bir an önce hayata geçirilmesi talep edildi.