GİRESUN – Giresun’un tarihsel köklerini Osmanlı arşivlerinden süzerek bugüne taşıyan araştırmacı-yazar Murat Dursun Tosun, şehrin kültürel hafızasında derin izler bırakacak yeni bir esere imza attı. Bugün halk arasında Taşbaşı Parkı olarak bilinen alanda bir zamanlar yükselen ancak 1933 yılında tamamen yıkılan Giresun Sultan Selim Han-ı Evvel Câmi-i Kebîrî, Tosun’un titiz çalışmasıyla yeniden gündeme taşındı.
20 Yıllık Bürokratik İhmal ve Bir Gecelik Yıkım
Murat Dursun Tosun’un arşiv belgelerine dayanarak hazırladığı kitap, Giresun’un bir dönem en büyük "Cuma Camii" olan bu muazzam yapının nasıl yok olduğunu detaylarıyla anlatıyor. Yaklaşık 400 yıl boyunca şehrin manevi merkezi olan cami, 1900’lü yılların başından itibaren bakımsızlığa mahkum edildi.
Kitapta yer alan yazışmalar; caminin onarımı için tam 20 yıl boyunca bürokrasiyle mücadele edildiğini, ancak gerekli izinler çıkmayınca çatısının çökerek kullanılamaz hale geldiğini kanıtlıyor. 1933 yılına gelindiğinde ise tarihi yapı, tüm müştemilatıyla birlikte yıkılarak yerine bugünkü park inşa edildi.
"Vakıf Hakkı İade Edilmeli"
Son dönemde Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından caminin yeniden inşası için başlatılan çalışmalar, kamuoyunda çeşitli tartışmalara neden olmuştu. Murat Dursun Tosun, bu eseriyle tartışmalara tarihsel ve hukuki bir zemin kazandırıyor. Giresunlu iş insanı ve araştırmacı İsmail Kahraman’ın destekleriyle hazırlanan eser, projenin sadece bir inşaat faaliyeti değil, gasp edilmiş bir vakıf hakkının iadesi olduğunu savunuyor.
Tosun, eserinde şu ifadelere yer veriyor:
"Osmanlı Arşivi’ndeki belgeler, bu caminin neden gözden çıkarıldığını ve bugün neden yeniden yapılması gerektiğini tartışmaya yer bırakmayacak şekilde anlatıyor. Bu çalışma, sadece bir binayı değil, bir ruhu ihya etme çabasıdır."
Giresun Tarihi İçin Bir Başvuru Kaynağı
Şehir hafızasındaki büyük bir boşluğu doldurması beklenen kitap, Taşbaşı’ndaki projenin bir "kültürel iade-i itibar" olduğunu vurguluyor. Giresun’un geçmişiyle barışması ve gelecek nesillerin bu 400 yıllık mirası tanıması adına hazırlanan bu son çalışma, bölge tarihine ışık tutan en önemli kaynaklardan biri olmaya aday.
Haber: Yavuz Kayacık