Giresun genelinde planlanan maden faaliyetleri, bölge halkının ve siyasi temsilcilerin tepkisini çekmeye devam ediyor. Saadet Partisi Giresun İl Başkanı Abdulkadir Bektaş, yaptığı basın açıklamasıyla AKP hükümetini sert bir dille uyardı. Madenciliğe genel bir karşı duruşları olmadığını ancak mevcut sürecin “vahşi-sömürge madenciliği” olarak işlediğini belirten Bektaş, bölgenin geleceğinin büyük bir tehlike altında olduğuna dikkat çekti.
"Madenciliği Özel Sektöre Devretmek Hata"
Başkan Bektaş, maden arama sahalarının belirlenmesinde toplumun uzun vadeli çıkarlarının gözetilmesi gerektiğini ifade ederek, denetimsizliğe vurgu yaptı. Geçmişte yaşanan taş ocağı, çöp sahası ve çevre sorunlarını hatırlatan Bektaş, şunları söyledi:
“Biz sizin geçmişinizi taş ocaklarından, çöp sahalarından, karşı çıkılmasına rağmen açılan maden işletmelerinden, denetimsizliğin ve adam kayırmacılığın kol gezdiği yerlerden biliyoruz. Madencilik işinin özel sektöre devredilmesi büyük bir hatadır. Giresun'un fındığına, çayına, bahçesine, havasına, suyuna ve yaylalarına 3-5 maden şirketi zengin olsun diye göz dikmeyin.”
"Fındık mı Hasat Edelim, Bahçemizde Nöbet mi Tutalım?"
Maden faaliyetlerinin tarım üzerindeki olumsuz etkilerine değinen Bektaş, köylünün ve üreticinin yaşadığı mağduriyete dikkat çekti. Tarım politikalarının zaten insanları köyden koparma noktasına getirdiğini belirten Bektaş, kalan üreticilerin de maden çalışmaları nedeniyle toprağından uzaklaştırılmaması gerektiği uyarısında bulundu.
Bektaş, üreticiye şu soruyu yöneltti: “Şimdi bu insanlar ne yapsın; fındık zamanı hasat mı yapsın, yoksa bahçesinde nöbet mi tutsun? Bahçesine hizmet mi etsin, yoksa madenci araçlarını mı kollasın?”
"Giresun’a Sahip Çıkın"
Açıklamasında Giresun’un doğal değerlerini “gerçek maden” olarak tanımlayan Saadet Partisi İl Başkanı, hükümete “maden sevdasından vazgeçin” çağrısında bulundu.
Bektaş, konuşmasını şu sözlerle noktaladı: “Bizim madenimiz fındık, bizim madenimiz çay, bizim madenimiz doğal güzellikler, bizim madenimiz yaylalar. Tarım politikalarınız insanımızı köyden kopardı; az çok toprağına sahip çıkanlar kaldı, onları da kaçırmayın. Gelin bu maden sevdasından vazgeçin. Giresun'a sahip çıkın; bu insanların sesine ve tepkisine kulak verin, yanlarında durun. Bu güzellikler yalnızca fotoğraf karelerinde kalmasın.”