Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, her yıl 11 Haziran’ı takip eden ilk pazar günü kutlanan Toprak Bayramı kapsamında önemli değerlendirmelerde bulundu. Toprağın insanlık ve gıda güvenliği için taşıdığı hayati öneme dikkat çeken Bayraktar; artan nüfus, plansız kentleşme, erozyon ve iklim krizinin tarım topraklarını yok oluşun eşiğine getirdiğini ifade etti.
İşte TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar'ın Toprak Bayramı açıklamalarından öne çıkan başlıklar ve Türkiye'nin tarım arazilerini korumak için atılması gereken stratejik adımlar:
"1 Santimetre Verimli Toprak Yüzlerce Yılda Oluşuyor"
Toprağın sınırlı bir doğal kaynak olduğunu ve kaybedildiğinde yerine konulmasının neredeyse imkansız olduğunu hatırlatan Şemsi Bayraktar, şunları söyledi:
"Gıda güvenliğinin temeli tarım, tarımın temeli ise topraktır. Bitkisel ve hayvansal üretimin olmazsa olmazı olan tarım topraklarının korunması; ekonomik kalkınma, çevresel sürdürülebilirlik ve gelecek nesillerin refahı açısından stratejik bir zorunluluktur. Nitekim yalnızca 1 santimetrelik verimli toprağın oluşumu yüzlerce yıl alıyor."
Türkiye Son 30 Yılda 3 Milyon Hektar Tarım Alanını Kaybetti
Türkiye'deki tarım arazilerinin gerileme hızına dikkat çeken TZOB Genel Başkanı, insan eliyle yaratılan tahribatın boyutlarını şu verilerle paylaştı:
Tarım Alanlarında Büyük Düşüş: Ülkemizde son 30 yılda tarım alanları yaklaşık 27 milyon hektardan 24 milyon hektara geriledi. Betonlaşma ve Yanlış Kullanım: Son 30 yılda betonlaşma ve yanlış kullanım gibi nedenlerle 3 milyon hektar tarım arazisi kaybedildi. Erozyon ve Çölleşme Tehlikesi: İklim krizi ve aşırı yeraltı suyu tüketimi nedeniyle özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimiz adım adım yüksek bir çölleşme riskiyle karşı karşıya kalıyor.Tarımda Yapay Zeka ve Koruyucu Uygulamalar Dönemi Başlamalı
TZOB olarak verimli arazilerin korunmasını hayati bir sorumluluk olarak gördüklerini belirten Bayraktar, krizden çıkış için dijital tarım ve yeni nesil üretim modellerini işaret etti. Bayraktar, toprağın mikrobiyolojik sağlığını geri kazandırmak ve su israfını önlemek için şu çözümleri sıraladı:
1. Koruyucu Tarım ve Akıllı Sulama
Toprağın doğrudan sürülmesini azaltarak organik madde miktarını artıran koruyucu tarım uygulamalarına geçilmelidir. Damla ve yağmurlama sulama gibi akıllı tekniklerle su israfının ve toprağın tuzlanmasının önüne geçilmelidir.
2. Dijital Tarım ve Yapay Zeka
Kimyasal gübre kullanımı optimize edilmeli, entegre besin yönetimi modelleri yaygınlaştırılmalıdır. Tüm bu süreçler, toprak analizlerini yapay zeka ve uydu teknolojileriyle izleyerek nokta atışı müdahaleler geliştiren dijital tarım araçlarıyla desteklenmelidir.
3. Hobi Bahçelerine Sıkı Denetim
Tarımsal işletme yapısını bozarak arazilerin parçalanmasına yol açan hobi bahçesi faaliyetlerine yönelik idari denetimler artırılmalı ve yasal mevzuat tavizsiz şekilde uygulanmalıdır.
4. Arazi Toplulaştırma ve Sanayi Planlaması
Konut, sanayi, turizm, madencilik ve altyapı yatırımlarında öncelik, tarımsal verimliliği düşük alanlara verilmelidir. Arazi toplulaştırma çalışmaları hızlandırılmalı; birinci sınıf sulanabilir tarım arazileri, meyve bahçeleri ve zeytinlikler titizlikle korunmalıdır.
"Toprak Gelecek Kuşaklara Eksiksiz Aktarılacak En Değerli Mirastır"
Toprağın korunmasının yalnızca üreticilerin değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu hatırlatan TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Unutulmamalıdır ki toprak; geçmişten devraldığımız ve gelecek kuşaklara eksiksiz aktarmakla yükümlü olduğumuz en değerli mirastır. Verimli topraklarımızın muhafazası; gıda güvencemizin, ekonomik bağımsızlığımızın ve geleceğimizin en güçlü teminatıdır.