Dünya üzerinde sadece belli coğrafi bölgelerde yetiştirilebilen ve son dönemde fiyatı giderek yükselen değerli bir tarımsal ürün olan fındık yetiştiriciliğinde Türkiye, tartışmasız bir şekilde birinci sırada yer alıyor. Gıda sektörünün olmazsa olmazı olan fındıkta Türkiye, milli ekonomiye önemli bir döviz girdisi kazandırmaktadır.

DÜNYA FINDIĞININ %70’İ TÜRKİYE’DEN KARŞILANIYOR

Yapılan araştırmalar, Türkiye’nin bu alandaki küresel gücünü rakamlarla ortaya koydu. Dünya fındık üretiminin sadece % 30’u diğer ülkelerden karşılanırken, Türkiye tek başına dünya fındık üretiminin % 70’ini karşılayarak sektörde söz sahibi konumunu pekiştirdi.

2025 verilerine göre fındık üretiminde Türkiye’nin açık ara önde olduğu ilk 5 ülke ve üretim miktarları şu şekilde sıralandı:

Sıra

Ülke

2025 Üretim Miktarı

1.

Türkiye

609 bin ton

2.

İtalya

120 bin ton

3.

A.B.D.

102 bin ton

4.

Şili

92 bin ton

5.

Azerbaycan

75 bin ton

 

LİDERİZ AMA BÜYÜK KAYIP VAR: İŞLEME EKSİKLİĞİ VURGUSU

Türkiye, tarımsal fındık üretiminde açık ara lider olmasına rağmen, fındığın işlenmesi ve işlenmiş ürün olarak katma değerli satışında aynı başarıyı gösteremiyor. Türkiye’nin fındığı çoğunlukla kabuklu veya iç fındık olarak satıp, çikolata, krema gibi fındık katkılı nihai ürünleri yurt dışından alması, ekonomik bir paradoksa yol açıyor.

Bu durum, fındıktan kazanılan döviz girdisinin önemli bir bölümünün yeniden yurt dışına gönderilmesine neden oluyor ve fındığın milli ekonomiye katkısını ciddi ölçüde azaltıyor.

GİRESUN VE FİSKOBİRLİK AYNI SORUNLA KARŞI KARŞIYA

Giresun’da da benzeri bir durum yaşanmaktadır. Fiskobirlik başta olmak üzere birçok fındık fabrikası, ürünü büyük oranda kabuklu veya iç fındık olarak ihraç ediyor. İstisna olarak az sayıda işlenmiş fındık ürünü çeşidine sahip olunsa da, mevcut işlenmiş fındık ürünü satış rakamları oldukça düşük seviyelerde kalıyor. Uzmanlar, katma değeri yüksek ürünlere yönelmenin Giresun ve bölge ekonomisi için hayati önem taşıdığını belirtiyor.

Haber: Fatma Bulduk Uğurlu

 

Advert