Giresun Milletvekili Ecz. Elvan Işık Gezmiş, Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı "İlaç Yok Hattı" uygulamasına tepki gösterdi. Gezmiş, ilaç krizinin faturasının eczacılara kesilmek istendiğini vurgulayarak, "Sorumlu eczacı değil, sürdürülemez ilaç politikalarıdır" dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Giresun Milletvekili Eczacı Elvan Işık Gezmiş, Türkiye’de derinleşen ilaç krizine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen “İlaç Yok Hattı” uygulamasının sorunu çözmekten çok, eczacı ile hastayı karşı karşıya getireceğini belirten Gezmiş, krizin temelinde ekonomik gerçeklerle uyuşmayan fiyatlandırma politikalarının yattığını ifade etti.
"İlaç Yok Hattı Krizin İtirafıdır"
Milletvekili Gezmiş, yeni uygulamanın ilaca erişimdeki sıkıntının resmen kabulü olduğunu belirterek; “Bu adım sorunu çözmekten uzak. İlaç yokluğunun temel nedeni eczanelerin stok yönetimi değil, mevcut fiyatlandırma modelinin ekonomik gerçeklerle uyumsuzluğudur” değerlendirmesinde bulundu.
Euro Kuru Farkı İlaç Tedariğini Vuruyor
İlaç fiyatlarının belirlenmesinde kullanılan Euro kuru ile reel piyasa kuru arasındaki uçuruma dikkat çeken Gezmiş, şu verileri paylaştı:
- Gerçek Euro Kuru: 51,46 TL (Temsili)
- İlaç Sabit Euro Kuru: 25,33 TL Bu farkın, hayati öneme sahip ilaçların Türkiye pazarına girmesini engellediğini vurgulayan Gezmiş, Türkiye’nin yeni nesil tedavilere erişimde Avrupa’nın çok gerisinde kaldığını belirtti.
"Eczacı Günah Keçisi İlan Edilemez"
İhbar hattı üzerinden eczanelerin stoklarının hedef gösterilmesinin şiddet olaylarına davetiye çıkarabileceği konusunda uyarıda bulunan Elvan Işık Gezmiş, şunları söyledi:
"Emanete alınmış ilaçlar veya sisteme henüz düşmemiş ürünler nedeniyle eczacılar haksız ithamlarla karşı karşıya kalabilir. Eczacı ilacın güvencesidir. Sahada ilacı bulmak için çırpınan eczacıyı hedef göstermek yerine, yerli ilaç sanayisi desteklenmeli ve adil bir geri ödeme sistemi kurulmalıdır."
Çözüm Önerisi: Bilimsel ve Sürdürülebilir Politika
Milletvekili Gezmiş, ilaç krizinin günü kurtaran adımlarla değil; kamu kaynaklarını etkin kullanan, bilimsel ve gerçekçi politikalarla çözülebileceğinin altını çizdi.


