Şebinkarahisar Haber Merkezi - Şebinkarahisar Haberleri
HV
30 HAZİRAN Perşembe 05:04

Yetiştirme yurdunda büyüdü, aynı kaderi paylaşanların kahramanı oldu

Şebinkarahisar’da henüz 8 yaşındayken yetiştirme yurduna verilen Alim Yavuz, insanlara tecrübelerini aktarmak ve hayatlarına dokunabilmek amacıyla başladığı meslek hayatında Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü görevine kadar yükseldi.

Yaşam
Giriş Tarihi : 06-03-2022 16:58   Güncelleme : 07-03-2022 03:19
Yetiştirme yurdunda büyüdü, aynı kaderi paylaşanların kahramanı oldu

Hayata gözlerine açtığı Giresun’un Şebinkarahisar ilçesinde henüz 8 yaşındayken yetiştirme yurduna verilen Alim Yavuz, insanlara tecrübelerini aktarmak ve hayatlarına dokunabilmek amacıyla başladığı meslek hayatında Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü görevine kadar yükseldi. Hayat hikayesi ile kendisini yalnız ve güçsüz hissedenlere umut ışığı olan Yavuz, yetiştirme yurdunda yaşadığı tecrübeleri 28 yıldır meslek hayatına yansıtıyor.

 

Giresun’un Şebinkarahisar ilçesinde dünyaya gelen Alim Yavuz, 8 yaşında yetiştirme yurduna verildi. 8 yaşına kadar hiç tanımadığı abisiyle de yurtta bir araya gelen Yavuz, geçirdiği zor günlerin üstesinden gelerek kendini de geliştirdi. Kitap okuyup, şiirler yazarak hayata tutunan Yavuz, yaşadıklarından da yola çıkarak Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmetler Bölümünde üniversite hayatına başladı. Buradan mezun olan Yavuz, kendisi gibi dezavantajlı bireylere hizmet etmek amacıyla yetiştirme yurtlarında çalışmaya başladı. Meslek hayatının büyük bir bölümünü kimsesiz çocuklarla geçiren Yavuz, şimdi de Salihli Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü görevine geldi. Burada da yaşadığı tecrübelerden ilham alan Yavuz, dezavantajlı grupların kahramanı oldu. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının Salihli'deki Sosyal Hizmet Merkezinin müdürlüğü görevini yürüten Yavuz, mesaisini şefkate muhtaç engelliler, yaşlılar ve dezavantajlı gruplar için harcıyor.

Öte yandan Yavuz, yaşadıklarını kitaplara aktararak pek çok kesime ulaştı. Yaşadığı güçlerle nasıl başa çıktığı hem anı hem de şiir kitaplarıyla kitlelere ulaştıran Yavuz, psikososyal destek çalışmaları da yapıyor.

“Yetiştirme yurdunda kalmanın pozitif etkisiyle sosyal hizmet bölümünü okudum”

Hayatının bir yetiştirme yurdunda başladığını belirten Yavuz, “Hayatım bir yetiştirme yurdunda başladı. Annem çok küçükken vefat etti. Henüz yüzünü, kokusunu, şefkatini hatırlamıyorum. Allah razı olsun Zekiye halam 8 yaşına kadar bana baktı. Daha sonra babam beni yetiştirme yurduna verdi. Kendisi de o dönemde ortopedik engelli olduğu için bakamamıştı. 1983 yılında o dönemde yetiştirme yurdu yolculuğumuz başladı. 11 yıl yetiştirme yurdunda kaldı. Yetiştirme yurdunda kalmanın pozitif etkisiyle Hacettepe Üniversitesinde sosyal hizmet bölümünü okudum. Tekrar büyüdüğüm, çocukluğumun geçtiği kader arkadaşlarımın bulunduğu yetiştirme yurdunda çalışmaya başladım. Yaklaşık 28 yıldır sosyal hizmetlerin her kademesinde görev yaptım. Tabi bu süreçte de yaşadığımız deneyimlerimizi kitap haline getirdik” dedi.

Hem akademik anlamda hem de yaşadıklarıyla kendini geliştirdi

Kendisini yalnız hissettiğinde okumaya yöneldiğini ve kendisini geliştirdiğini söyleyen Yavuz, “Kendini çok çaresiz ve yalnız hissettiğim dönemde ‘Ben okumalıyım. Kendimi kurtaracak bir noktaya gelmeliyim' diye bir hedefim vardı. O hedefle çok çalıştım. Ergenlik dönemlerinde de hep bu hedefe tutundum. Lise dönemlerine doğru da yetiştirme yurdunda çalışma isteğim yavaş yavaş şekillendi. Birlikte büyüdüğüm kader arkadaşlarıma, benden sonra gelen çocuklara hizmet etmenin romantik ve heyecanlı bir tarafı beni sardı. Burayı daha iyi güzelleştireceğiz diye bir hedefim olmasa da burada en güzel şekilde görev yaparım düşüncesiyle burada mutlu bir şekilde görev yaparım düşüncesiyle sosyal hizmet bölümünü seçtim. Bir gün bile bu işe gelirken ‘Yine mi işe gidiyorum' duygusunun oluşmamasında işimi severek yapmak, benimle aynı kaderi paylaşan genç kardeşlerime hizmet etmenin verdiği heyecanı hemen hemen her gün hissettim. Bir kurumda kalmanın ne demek olduğunu o psikolojinin ne demek olduğunu derinliğine hissedebiliyorum. Bu akademik olarak belirli çerçevede eğitim veriliyor. Her diploma belirli çerçeve akademik bir noktaya getirebilir bir insanı. Bunun daha ötesine geçebilmek için o anı, o geçmişi yaşamak gerekir. Ben o geçmişin içinden geldiğim için mesleğimde bunun çok avantajlarını gördüm. Bu avantajları da genç kardeşlerimin, yaşlıların, engellilerin dezavantajlı insanlarımızın menfaatine kullandım” ifadelerini kullandı.

 

Yetiştirme yurtlarında da görev yaptığını ifade eden Yavuz, “Yetiştirme yurtlarında 9 yıl kadar çalıştım. Bu zamanlar benim açımdan çalışma hayatımın çok güzel anılar biriktirdiğim kısmıydı. O dönemde o çocukların hangi psikolojiyle, hangi duyguyla, hangi düşünceyle yaşadıklarını biliyoruz. Dolayısıyla onların yalnız kalmamaları için onların kendi düşüncelerinde boğulmamaları için kendilerini çaresiz hissetmemeleri için elimden geleni yaptık. Görev yaptığım her yerde en çok sosyal faaliyetlerine önem verirdim. Etkinliklerle çocuklarımız rengarenk yetiştiler. Birçoğu ile hala irtibatımız var” diye konuştu.

 

Hüseyin Şenel OdacıHüseyin Şenel Odacı